Disgrafi yaşayan çocukların yazmaya karşı isteksiz görünmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durum çoğu zaman “yazmayı sevmiyor” ya da “isteksiz” şeklinde yorumlanır. Oysa disgrafi, yazma sürecini zorlaştıran bir öğrenme güçlüğü olduğu için, çocuğun yazıya karşı geliştirdiği tutum çoğunlukla yaşadığı zorlukların bir sonucudur.
Yazmaya Karşı İsteksizlik Nereden Kaynaklanır?
Yazma, disgrafi yaşayan çocuklar için yoğun zihinsel ve fiziksel çaba gerektirir. Harf oluşturma, satır takibi ve yazıyı düzenleme gibi beceriler yeterince otomatikleşmediğinde yazma süreci yorucu hâle gelir.
Bu nedenle çocuklarda:
gibi durumlar görülebilir. Bu tepkiler, yazmayı sevmemekten çok zorlanılan bir görevden kaçınma davranışı olarak değerlendirilmelidir.
Disgrafi ile Motivasyon Sorunu Karıştırılabilir mi?
Evet. Disgrafi olan çocuklar yazarken beklenenden daha fazla zaman ve enerji harcar. Bu durum, dışarıdan bakıldığında motivasyon eksikliği gibi algılanabilir. Ancak çocuğun sözlü anlatımda başarılı olması, sorunun isteksizlik değil yazma becerisiyle ilgili bir güçlük olduğunu düşündürür.
Aileler Ne Yapabilir?
Ailelerin en önemli rolü, çocuğun yazmaya karşı gösterdiği isteksizliği kişisel bir tutum olarak yorumlamamaktır. Süreç doğru destekle ele alındığında yazma becerileri gelişebilir ve yazıya karşı olumsuz duygular azalabilir.
Destek sürecinde;
Bu yapılandırılmış programlar, yazmayı çocuk için daha yönetilebilir bir sürece dönüştürmeyi amaçlar.
Sonuç
Disgrafi olan çocuklar yazmayı sevmez değil; yazmak onlar için zorlayıcıdır. Zorluk azaldıkça, yazıya karşı tutum da olumlu yönde değişebilir. Doğru anlayış ve uygun destekle, yazma becerileri gelişirken çocuğun özgüveni de güçlenir.